Sanatın yalnızca estetik değil, etik bir eylem olduğuna inanan Deniz Sağdıç, yıllardır süren üretim yolculuğunu “Sürdürülebilir Sanat” başlığı altında atıkların içinden çıkarıyor. Sağdıç, kumaş artıkları, plastik ambalajlar, elektronik atıklar gibi “görülmeyen” malzemeleri birer sanat eserine dönüştürerek dünyaya hem estetik hem de çevresel bir mesaj gönderiyor.
Kimdir Deniz Sağdıç?
Mersin doğumlu sanatçı, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi mezunu.
Sanatsal yolculuğunun başlangıcından itibaren, yağlıboya üzerine odaklanarak heykel, baskı resim ve gravür gibi çeşitli tekniklerde becerilerini geliştirdi.
Ayrıca, video ve yeni medya alanlarına girerek sanatsal repertuarının genişliğini genişletti. Plastik Sanatlar alanında birincilikle yüksek lisans derecesi aldı.Uzun yıllar klasik eğitim aldıktan sonra, sanatın yalnızca galeri duvarlarına değil, hayatın içine taşınması gerektiğine inanarak çığır açan bir dönüşüm başlattı.
“Atık malzeme sanatçısı” olarak tanınan Sağdıç, tasarımla sanatı, çevre bilinciyle duyarlılığı harmanlayarak çok katmanlı eserler üretiyor.
“Sıfır Atık”tan Küresel Etkiye
2023’te BM Habitat Ödülü’ne layık görülen Sağdıç, İstanbul Havalimanı’ndan Milano Design Week’e kadar birçok uluslararası sergiye katıldı. Sanatçının “Ready Remade” projesi kapsamında Türkiye’nin dört bir yanındaki sanayi atıklarını toplayarak dev portreler yaratması, atığın aslında birer hikâye taşıyıcısı olduğunu gösteriyor.
“Malzeme insanın aynasıdır” diyen Sağdıç, geri dönüşümü bir teknik değil, bir yaşam felsefesi olarak ele alıyor. Ona göre, “Bir toplumun en çok çöpe attığı şey, onun neyi değerli görmediğinin kanıtıdır.”Sosyal Girişim mi, Sanatsal Direniş mi?
Sağdıç’ın üretimi yalnızca sanat değil, aynı zamanda bir sosyal girişim niteliğinde.
2023’te BM Habitat Ödülü’ne layık görülen Sağdıç, İstanbul Havalimanı’ndan Milano Design Week’e kadar birçok uluslararası sergiye katıldı. Sanatçının “Ready Remade” projesi kapsamında Türkiye’nin dört bir yanındaki sanayi atıklarını toplayarak dev portreler yaratması, atığın aslında birer hikâye taşıyıcısı olduğunu gösteriyor.
“Malzeme insanın aynasıdır” diyen Sağdıç, geri dönüşümü bir teknik değil, bir yaşam felsefesi olarak ele alıyor. Ona göre, “Bir toplumun en çok çöpe attığı şey, onun neyi değerli görmediğinin kanıtıdır.”Sosyal Girişim mi, Sanatsal Direniş mi?
Sağdıç’ın üretimi yalnızca sanat değil, aynı zamanda bir sosyal girişim niteliğinde.
Sizce de öyle değilmi?
Sevgiyle Kalın