Sosyal girişimcilik, öncelikli toplumsal sorunları, maddi fayda ve kar ön planda olmaksızın ortadan kaldırmaya ve sistemleri dönüştürmeye yönelik yapılan girişimcilik faaliyetleridir.
En azından Vikipedi böyle dıyor. Ben bu tanıma katılmıyorum.
Çünkü günümüzde sürdürülebilir bir dünya yaratmanın temel koşulu, tüm üretim süreçlerinin emek, beceri, bilgi, teknoloji, sermaye gibi üretim araçları yardımıyla tüm bu amaçlara hizmet etmek zorunda olduğudur .
Kemal Sayar’ı, Saadettin Ökten ve Dr. Mehmet Dinç ile yaptığı sohbetlerle tanıdım. Bu üç kişi de aynı ortak özelliklere sahipler. İkisi doktor, biri mühendistir.
Kemal Sayar’ı, Sadettin Ökten’i ve Dr. Mehmet Dinç’i yalnızca mesleki unvanlarıyla tanımlamak, Suheyl Ünver’i yalnızca bir doktor olarak anmak kadar eksik olur. Onlar; üniversite kürsülerinden, hasta odalarından ya da akademik camialardan çok daha fazlasını temsil ediyorlar: Yaşamı anlamaya çalışan, derinlikli, zarif ve daima “öğrenci” kalmayı seçen insanlar.
Her biri bir disiplinin içinden çıkıp çok yönlü bir insanlık anlatısına dönüşüyor.
Kemal Sayar bir psikiyatrist; ama sadece zihin değil, ruhun dilini de konuşuyor.
Sadettin Ökten bir inşaat mühendisi; fakat onu dinlediğinizde medeniyetin mimarisini kalbimizde aramamız gerektiğini hatırlıyorsunuz.
Dr. Mehmet Dinç bir klinik psikolog; ama aynı zamanda gençliğin, değişimin, değerlerin sözcüsü.
Kemal Sayar Hacettepe Üniversitesi (İngilizce) Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. 1989-1995 yılları arasında Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimine devam etti. 2000 yılında psikiyatri doçenti, 2008 yılında psikiyatri profesörü oldu.
Çeşitli ulusal ve uluslar arası dergilerde danışmanlık ve hakemlik yaptı. Psikiyatri konulu çok sayıda kongre ve sempozyumda düzenleyici ve konuşmacı olarak yer aldı.
2002 yılında, Kanada McGill Ünivesitesinde Transkültürel Psikiyatri Bölümü’nde konuk öğretim üyesi olarak çalıştı. Bakırköy ve Erenköy Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanelerinde klinik şefliği görevlerini yürüttü.
Halen Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi psikiyatri anabilim dalı başkanıdır. Mesleki çalışmalarının yanı sıra, Açık Radyo ve Star Tv’de Ruhun Labirentleri, TRT’de İnsanlık Hali adlı programı hazırladı ve sundu.
Kemal Sayar ın önce kendisinın sonra yaşadığı toplumun dönüşmesi ile meselesi olduğunu anlıyoruz. Edebiyata olan merakını, farkındalığını paylaştığı kitaplarıyla okurlarıyla buluşturmuş. O, insanı ve evreni tanımaya, anlamaya ve bu evrende kendi yerini konumlandırmaya giden yolculuğunda yeni düşünceler, yeni perspektifler edinmiş.
Bu çalışmalar ve anlam arayışı, onu modern dünyamızın düşünürleri arasına katmış. Her zaman feyz aldığımız yabancı düşünürlerin yanı sıra, bu toprakların insanına ve onun kültürüne olan bağlılığı nedeniyle bize, bizi anlatan yeni bakış açıları sunmuş. Onu dinlerken, sınırlı bir bakış açısına sıkışmadan, evrensel değerlerin ve etik bakışın kendi hayatımıza yön vermesinin mümkün olduğunu; tüm bu kadim bilgilerin Anadolu topraklarında da mevcut olduğunu anlıyorsunuz.
Bir insanın, varoluşunu anlamlandırmaya gösterdiği gayret, yine mütevazı bir yaklaşımla birleştiğinde, ortaya anlamlı bir yolculuk çıkar. Kendi öznel zamanlarının önemli bir bölümünü, genç insanların daha farkındalıklı yaşamasına ve yaşama sevincinin tüm bu yüreklere aktarılmasına adayan biri, sizce de bir sosyal girişimci değil midir?
Bu çaba, sadece bireysel bir arayış değil; aynı zamanda toplumsal bir katkıdır. İnsanların ruhsal, duygusal ve zihinsel gelişimlerine destek olma arzusu, sosyal fayda yaratma misyonunu doğal olarak beraberinde getirir.**
Sevgiyle Kalın