MAKALE

Cicero ve Sosyal Girişim

Merhaba,
Girişimciliğe bakış açım, yalnızca bir değer üretme ya da ekonomik başarı arayışıyla sınırlı değil. Bizler; içinde yaşadığımız topluma karşı sorumluluğumuz olduğunu unutan ve tekrar hatırlamaya çalışan bir kuşağız. Oysa Cicero’nun 2000 yıl önce söylediği şu yaklaşımı hâlâ yüreğime dokunuyor:

“Erdem, mutluluğun temelidir.”

Bugün bu sözü bir sosyal girişimcinin , iş modelinin merkezine koyuyorum.

Akılla, Adaletle, Toplum İçin

Cicero’nun doğa yasası dediği ilke, aslında şunu söylüyor: İnsan, aklını ve vicdanını merkeze alarak yaşamalı.

Bir girişimci olarak her gün fayda ve hız odaklı kararlar almakla karşı karşıya kalıyorum. Ama hatırlıyorum: Vicdanıma ters düşen hiçbir şey, uzun vadede değerli değil. Cicero’nun bu ilkesi, manifestomuzun kalbidir. Ekonomik sürdürülebilirlik evet, ama asıl ortak amacımız toplumsal dönüşüm.

Cumhuriyet ruhu: Ortak iyilik için birlikte çalışmak

Cicero, “Cumhuriyet, halkın işidir,” der. Sosyal girişim de bir bireyin değil, bir topluluğun hareketidir. Bugün sosyal girişimciler, sadece kendi fikirlerini değil; yerel aktörleri, kamu kurumlarını, gönüllüleri ve kullanıcıları sürece katarak kolektif çözümler üretiyor. Bu, demokrasiye ve katılımcılığa inanan bir yapının ifadesidir.

Cicero, ölümü korkulacak bir şey değil, ruhun bedenden ayrılarak daha yüksek bir varoluşa ulaşması olarak tanımlar. Ona göre ölüm, erdemli bir yaşam sürenler için huzurlu bir geçiştir. Antik Yunan filozofları Platon ve Stoacıların etkisiyle, insanın ölümden korkmak yerine ona hazırlıklı olması gerektiğini vurgular.

Cicero’nun ölümle ilgili düşüncesi   bana yön verir. Kafamı kaldırıp “Ne için yapıyorum?” diye sormamı sağlar. Cicero, “Felsefesiz yaşam, gözleri kapalı yürümektir,” der. Ben bu sözü, her stratejik kararımın başına not ettim. Değer yaratan her girişim önce kendine sormalı: ‘İyi miyim?’

Sonuç: Yeni Nesil Etki Yaratıcıları

Tüm sosyal girişimciler, Cicero’nun felsefesini bugünün diliyle yeniden yazıyor.
– Erdemi, stratejinin yerine koyuyor.
– Toplumu müşteri değil, paydaş olarak görüyor.
– Girişimi sadece bir araç, asıl amacımızı ise toplumsal iyilik olarak tanımlıyor.

Bu çağda sosyal girişimcilik, *ahlaki cesaretin işe dönüştürülmüş halidir*

Ve ben, bu yolda yürüyenleri saygıyla selamlıyorum.

Sevgiyle Kalın

Back to list