GİRİŞİMCİLER, KONULAR

Mert Fırat : Sosyal Girişim Bağımlısı

Mert Fırat’ın anlatımından anladığım kadarıyla, onun sahne serüveni Halk Evleri’nde başlamış.

Oyunculukla ilk tanışması ve eğitimleri orada olmuş. Peki neden oyuncu olmak istemiş?

Aslında içinde bir derdi varmış, bir şeyler söylemeyi ve bu ülkede bazı şeylerin değişmesini istemiş.

Sahnenin insanları etkileme gücünü fark ettiğinde, bu derdini orada dile getirebileceğini anlamış. “Sahne, herkesin sana baktığı ve seni dinlediği bir yer. Madem bir sözüm var, ben sahneye çıkmalıyım!” demiş kendi kendine.

Ayşe Arman’ın

Peki bir rol modelin var mı? sorusuna ise
”Olmaz mı? Pek çok Türk gencinin rol modeli Atatürk’tür herhalde. Benim için de öyle. Cumhuriyeti kuran ve o zor şartlar altında pek çok imkansızı başarmış bir kahraman o.

O, bir ruhu temsil ediyor. Devrimci bir ruhu. Bütün cumhuriyet ekolü aslında bana öyle hissettiriyor. Hepsine hayranlık duyuyorum.” diye cevap veriyor.

Röportajında en çok ses getiren, İhtiyaç Haritası projesini ise şöyle anlatıyor.

”Hayatımda en çok gurur duyduğum şeylerden biri kesinlikle İhtiyaç Haritası. Çünkü bu platform sayesinde hep birlikte gerçekten faydalı işler yaptık ve yapmaya da devam ediyoruz. Günden güne büyüyoruz, hatta beşinci yılımıza gireceğiz. Yaptıklarımızdan birkaç örnek vermek gerekirse:

  • Elazığ depreminde, gönüllülerimizle birlikte 87 bin depremzedeye 744 bin parça malzeme ulaştırdık. Bu, yaklaşık 50 milyon liralık bir yardıma denk geliyor.
  • Covid-19 pandemisi başlar başlamaz tıbbi malzeme için bir platform açtık ve orada 1 milyona yakın malzeme toplanmasını sağladık.
  • Müziğin birleştirici gücünden yola çıkarak “Festtogether Evde” projesini hayata geçirdik. Bu online festivalde 12.5 milyon insanı canlı yayında bir araya getirdik. Bu festival, İhtiyaç Haritası’nın “bir arada çalışma kültürünü” inşa ettiği, pek çok STK ve kurumla birlikte gerçekleştirdiğimiz çok başarılı bir projeydi. Hem eğlendik hem bilgi edindik; Bob Geldof’tan Athena’ya, Sertab Erener’e kadar birçok sanatçı yer aldı. 80 sanatçının katıldığı bu online festival, dünyada en çok izlenen 3. etkinlik oldu. Avrupa Birliği Birleşmiş Milletler Orkestrası bile çaldı, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı da bizi destekledi. Bu da İhtiyaç Haritası olarak gurur duyduğumuz önemli bir başarı.
  • Eti Sarı Bisiklet ile yaptığımız bir diğer proje ise atıl durumdaki bisikletleri değerlendirmekti. Yapılan araştırmalara göre 2 milyondan fazla bisiklet kullanılmadan evlerde veya depolarda bekliyor. Bu proje kapsamında, pilot üç ilde bisikletleri toplayarak ihtiyaç sahiplerine ulaştırmayı hedefledik.”

Oyuncu Mert Fırat’ın, bu projeler  çerçevesinde yaptığı sosyal girişimciliğin, kartopu gibi büyüdüğünü ve toplumsal hafızamızda önemli bir farkındalık yarattığını gözlemliyoruz.

Yukarıdaki projeler Mer t Fırat’ın  kar amacı gütmeyen girişimlerinden oluşuyor. Peki kar amacı güden sosyal girişim olamıyor mu ? Elbette oluyor.

DasDas  Sahne

DasDas’ın  kuruluş amacını ise   Mert Fırat şöyle yorumluyor ; “DasDas’ın en önemli politikası kültür sanat hayatını sürdürülebilir kılmak… Bununla ilgili öz kaynaklarını kendisi yaratması ve aynı zamanda benzeri girişimlere de  ilham olması hem de yol açması.”

”Kültür ve sanat  alanındaki sosyal girişimlerin de , ekonomik anlamda model olabileceği, doğru yönetildiğinde kendi kaynağını kendi yaratabileceği, hatta yatırımcısına kar da sağlayabileceği bir yapıya da dönüştürmek ve bunu göstermek istedik.”

Bu vizyon doğrultusunda Mert Fırat ve ortakları sanat ve kültürel farkındalık üretimine odaklanarak, hem ülke çapında büyüyorlar hem de bu büyümeye paralel olarak kar ediyorlar. Bu şekilde topluma, sosyal fayda üreterek de kazançlı bir iş yürütme konusunda ilham veriyorlar.

Mert Fırat ayrıca, İhtiyaç Haritası’nın yaratıcı beyni, yardım dağıtımı konusunda doktora sahibi Dr Ali Ercan Özgür ve diğer üç ortağı ile birlikte  ETKİ GYSF fonunu kurmuş.

Fon yöneticisi Dr Ali Ercan Özgür, İhtiyaç haritası, İnogar, Sos Chain,İdema gibi farklı sosyal girişimlerindeki saha pratiklerinden oluşan deneyimini ,  dünyayı daha iyi bir yer  yapma adına, yeni gelişen etki yatırımı alanına aktarıyor.

Fonun işlevi kapsamında, küresel sorunlara çözüm sunan, finansal getiriyi sosyal ve çevresel etkiyle birleştiren,  sosyal girişimlere etki yatırımı yapıyorlar.

Etki yatırım fonlarının girişimcilerden beklediği temel şart, gezegenimizin ve toplumun öncelikli konuları çerçevesinde, hem ölçülebilir sosyal etki yaratan, hem de ölçülebilir ve sürdürülebilir gelir yaratan iş modeline sahip olması.

Bu prensiple hareket eden Mert Fırat ve ortakları, Etki GSYF fonu ile, hem kar ediyorlar hem de sosyal fayda üretiyorlar.Bir taşla iki kuş vurmak bu olsa gerek.

Peki Mert Fırat özelinde, alıştığımız ünlü profilleri ile fazla bağdaşmayan, çevresinde birlikte örgütlendiği binlerce kişi ile gece gündüz demeden, bu koşuşturma neden ?

Mert Fırat bu durumu ”Sosyal dayanışma, sosyal fayda, yardıma ihtiyacı olana el uzatma, yaşadığımız gezegeni, canlıları, doğayı koruma evvel ezel inandığım kavramlar. Ama insan olmanın gereği bunlar. Başka türlüsünü düşünemiyorum bile” diyerek açıklıyor.”

Eudaimonia kavramı, Antik Yunan filozofu Aristoteles’e aittir.

Eudaimonia, genellikle “mutluluk” olarak çevrilse de, bu kelimenin tam anlamını karşılamaz. Aristoteles’in felsefesinde eudaimonia, basit bir haz veya geçici bir keyif hali değildir. Daha çok, insanın potansiyelini tam olarak gerçekleştirdiği, erdemli ve iyi bir yaşam sürdüğü, çiçek açtığı bir durumu ifade eder.

Aristoteles, erdemi bir “orta yol” olarak tanımlar. Yani, iki aşırı uç arasındaki denge noktasıdır. Örneğin, korkaklık ve pervasızlık arasında cesaret; cimrilik ve savurganlık arasında cömertlik yer alır. Bu “orta yol”u bulmak ve ona göre yaşamak, erdemli olmanın ve dolayısıyla mutlu olmanın yoludur.

Aristoteles’in bu düşünceye uygun olarak kullandığı bazı önemli cümleler ve kavramlar şunlardır:

  • “Mutluluk, ruhun erdeme uygun etkinliğidir.” (Nicomachean Ethics) Bu söz, mutluluğun durağan bir durum olmadığını, aksine erdemli eylemlerle ortaya çıkan bir etkinlik olduğunu vurgular.
  • “İnsan için iyi olan, kendi işlevini iyi bir şekilde yerine getirmektir.” Aristoteles’e göre insanın işlevi akıl sahibi olmak ve bu aklı erdemli bir şekilde kullanmaktır.
  • “Erdem, ne bir duygu ne de bir yetenektir; o bir karakter durumudur.” Bu, erdemin doğuştan gelen bir özellik olmadığını, aksine pratikle ve alışkanlıklarla kazanılan bir alışkanlık, bir eğilim olduğunu ifade eder.
  • “Erdemler, bilgelik ve akıl yürütme ile oluşur.” Yani erdemli olmak sadece iyi niyetli olmakla değil, aynı zamanda doğru bilgiye ve muhakeme yeteneğine sahip olmakla da ilgilidir.

Kısacası Aristoteles için erdem, insanın kendi potansiyelini en iyi şekilde kullanarak tam ve anlamlı bir yaşam sürmesi için vazgeçilmez bir zorunluluktur. Erdemli eylemler, insanı gerçek mutluluğa götüren yoldur.

Buradan yola çıkarsak  Atatürk’ü rol model alan herhangi bir gencin, onu putlaştırmadan,ulaşılmaz görmeden, onun izinden kendi yolunu bulabileceğini göstermektedir.

Çünkü hepimizin bildiği gibi ,Atatürk’ün de felsefe, tarih ve edebiyata yönelik okuma merakı, onun da geçmişin izlerini takip ederek, kendi yolunu nasıl aydınlattığını bize gösteriyor.

Mert Fırat tüm bunları yaparken de, bu yaklaşımın  alışık olduğumuz  kendini topluma feda etme romantizmi ile alakası olmadığını,tüm bu çabaların, bireyin kendi içsel huzurunu ve aile refahını sağlayan finansal başarısını, aynı anda  sağlayabildiğini bize kanıtlıyor.

Mert Fırat sahaya koyduğu, hem kar eden hem de kar amacı gütmeyen sosyal girişim modelleriyle,  beyinlerimizde  yeni farkındalık kapıları aralıyor.

Yeni dünyada daha fazla Mert Fırat’lar  görmek dileğiyle

Sevgiyle Kalın

Back to list